Kira yardımı artırıldı! Bakan Kurum deprem bölgesinin ihyasıyla ilgili süreci anlattı

Asrın felaketi sonrası yoğun bir tempoyla deprem bölgesini ihya etmeye odaklanan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, CNN Türk’te deprem felaketinin yaşandığı 11 ilde başlatılan konut yapım süreci ve son gelişmelerle ilgili merak edilenleri yanıtladı.

Bakan Kurum şu ifadeleri kullandı:

“İlk andan itibaren önce Ankara’da AFAD Koordinasyon Merkezi’ne gittik. İlgili bakan arkadaşlarımızın hepsi illerde görevlendirildi. Biz Gaziantep’te görevlendirildik. Bu süreç devam ediyor. Buradaki arama kurtarma çalışmalarının ardından diğer illere de gittik. Diğer illerin ihyası bizi bekliyor. 11 ilde eş zamanlı yürütüyoruz. 04.17’den 2 saat sonra hepimiz deprem bölgelerine gittik. Yolda gelirken de kurguluyorsunuz ne yapacağınızı. Gaziantep’te koordinasyon merkezleri kuruldu. Koordinasyon merkezlerinin önemi ne? Koordinasyon merkezlerinde, Türkiye Afet Planı çevresinde süreci yönetmek. AFAD’ın koordinasyonunda yürütmek. Bu koordinasyonun içinde ne var. Arama kurtarma var. 34 bin arama kurtarma ekibiyle 11 ilde çalışmalarımızı yürüttük. Tabii bu sayı arta arta devam etti. Her koordinasyon merkezinde sorumlu valimiz süreci yürüttü. AFAD, STK ve yardımseverlerle süreci yürüttü. Hem yurt içinden, hem yurt dışından gelen arama kurtarma ekiplerini yönettik. En önemli önceliğimiz bu.

“360 BİNİN ÜZERİNDE ÇADIR KURULDU”

Bir taraftan da geçinme barınma dediğimiz çadır kent ve gıda ihtiyaçlarını karşılayacak gruplar devreye girdi. Gaziantep’te 25 bini aşkın çadır kuruldu. Bunu yaparken de bölgedeki kalıcı barınma ihtiyacını gidermemiz lazımdı. Geçici barınma çadırdan bir tık öte. Etap etap oluyor. Türkiye’de 360 binin üzerinde çadır AFAD’ın koordinasyonunda kuruldu. Çadırı verdiğimiz gün konteynerin kurulumuna başladık. İlk önce altyapısını yapmak zorundasınız. Su, elektrik, telefon gibi altyapılar için hazırlıklara başladık. Depremzede olarak o pencereden bakın, ‘Konteynerde neye ihtiyaç var ise onu giderin’ dedim ekiplere. 

“EŞİM DE ÇADIR DA KALDI”

Vatandaşlarımızı çadırlardan, konteynerlere alacağız. Altyapıya bakılmaksızın çadır kuruldu. Enkazın başına çadır kurduk. Eşim de çadırda kaldı Düzce depreminde. Çadır ne kadar iyi de olsa, konteyner gibi değil. Vatandaşımızın yaşam standardını belki normale getiremeyiz ama en iyisini yapmakla mükellefiz. Konteyner kentleri sadece konteynerden yapmıyoruz. Yığma, çelik, prefabrik malzemelerden yapıyoruz.

“VATANDAŞIMIZA ‘KİRA YARDIMI MI, KONTEYNER Mİ İSTİYORSUNUZ’ DİYE SORUYORUZ”

Vatandaşlarımız daha iyi şartlarda yaşasın diye yaptık. Bunların hepsini eş zamanlı yürütüyoruz. AFAD’ın koordinasyonunda yapıyoruz. Eş zamanlı çelik prefabrik yapıların kurulumunu başlattık. Burada sadece konteyner yok. Çelik var, tuğla var. Yol, çocuk oyun alanları, kuaför, kreş hepsini yapıyoruz. Eğer kamu mülkiyetinde varsa kamu, değil ise kiralayarak yapıyoruz. E-devletten bir süreç yürütülüyor AFAD koordinasyonunda. Evi hasar görmüş vatandaşlarımıza taşınma yardımı 15 bin TL, ev sahiplerine 5 bin TL, kiracılara 3 bin TL yardım yapılıyor. Vatandaşımıza ‘kira yardımı mı, konteyner mi istiyorsunuz’ diye soruyoruz. Konteynerde kalmak istiyorsa para yardımı yapmıyoruz.

Daha önceki depremlerde konutları 6 ay sonra teslim ettiğimiz oldu. Biten konutlara etap etap taşınmalarını yapacağız. Ağır hasarlı yıkık binaların tamamını 1 yıl içerisinde inşa sürecini yürütmek istiyoruz. Konteynerden kalıcı konutlara geçilecek.

“1 MİLYON 700 BİN BİNA İNCELENDİ”

5 ilimizde hasar tespit çalışması bitti. 9 bini aşkın personelimiz oldu. Arkadaşlarımız gidip inceleme yapıyorlar. Binaların taşıyıcı sisteminde hasar var mı yok mu, az hasar mı almış, acil yıkılacak mı diye tespit yapıyoruz. Büyük bir çoğunluğu bitti. Artçı depremler yaşıyoruz. Artçı depremler yeniden hasar tespiti yapmamız gerekiyor. 1 milyon 700 bin bina incelendi. Hasarlı VE hasarsız binaları inceledik. Bu 5 milyon 10 bin bağımsız bölüme tekabül ediyor. 277 bin 971 binamız ve bunun karışlığı 817 bin 48 bölüm acil yıkılacak, ağır hasarlı, yıkık veya orta hasarlı olarak tespit edildi. 653 bin konutumuz acil yıkılacak, ağır hasarlı, yıkık veya orta hasarlı. Bu binaların tespitini yapıyoruz ve konutların yapımı için süreci başlatıyoruz. Biz depremin ilk günlerinde bir simülasyon yaptık. Orta hasarı saymadık ve 500 bin konutun olacağını öngördük. Az hasarlıları yıkmayacağız. Az hasarlı demek, sıva çatlağı, kapının kırılması gibi şeyler demek. 1 milyon 700 bin binanın 277 bini acil, orta ve ağır hasarlı.

“653 BİN KONUT YAPACAĞIZ”

Ayakta kalan binaların yüzde 20’si yıkılması gerekiyor. Cumhurbaşkanımız ‘Güçlendirme işini yapmayalım, orta hasarlı binaları da aynı ağır hasar gibi güçlendirme yapmadan yeni bina yapıp vatandaşımıza teslim edelim’ dedi. Orta hasarlıları da ağır hasarlı statüye koyduk. 653 bin bağımsız yapı yapıp vatandaşa teslim edeceğiz. Bunun için de 1 yıla ihtiyaç var. Daha önce de teslim edeceğimiz konutlar olacak. Ulusal Risk Kalkanı Projesi’nde bilim insanlarının önerilerini alıyoruz. Bu işleri yapan hepsi mühendis ve mimar. Zemin etütlerini yaparak, ayrıntılı jeolojik etütleri yaparak yapıyoruz. Kırıkhan’ı görüyorsunuz. Faya yakın ve yıkımı görüyorsunuz. Zemini buna göre tespit ediyoruz. Sıvılaşma yıkımın etkisini artırmış.

“HİÇBİR TOKİ KONUTU YIKILMADI”

11 ilimizde 143 bin TOKİ konutumuz vardı. 1 tane vatandaşımızın burnu kanamadı. TOKİ yetkin bir kuruluşumuz. Ben de eski bir TOKİ çalışanıyım. Biz sahayı iyi biliyoruz. Bir inşaat nasıl yapılır, nasıl yapılmalı. En doğru zemine, en doğru teknik ile yapıyoruz. Temel sisteminizi ve tekniğinizi doğru seçmeniz gerekiyor. Perdelemenin yoğun olduğu bir sistem ile inşaları gerçekleştiriyoruz. Bu binaların hepsi yapılırken sıvılaşma riski var mı yok mu? Hepsine bakıyoruz. Biz İzmir’de de bina yaptık. Ancak zemin sıvılaşması olduğu için zemin güçlendirmesi yaptık. Hasar alan binalar elbette oldu ancak yıkılan binamız yok. Burada bina görevini tamamlandı vatandaşımızın can ve mal güvenliğini sağlayarak.

Yeni yerleşim yerlerinin bütün etütlerini yapıyoruz. Biz de etkin bir denetim sistemi var. Hem arkadaşlarımız, hem de müşavir firmalar var. Bu müşavir firmalar, temel dökülmeden önce kalıbı teslim eder. Uygunluğa bakar. Sonra temel betonu dökülür. Burada herhangi bir sorun var mı, diye kontrol yapılıyor. Sonra kalıba geçilir. Kalıp konur. ‘Evet buraya beton dökebilirsiniz’ iznini verdikten sonra beton dökülür. Biz çip sistemini getirdik. Betonun nerenin nereye döküldüğünün kaydını alıyoruz. Deprem esnasında hangi beton dökülmüş vs. hepsine bakıyoruz. Numune alıyoruz. Bu numunenin beton dayanımına bakıyoruz. Hem betonun kalitesini kontrol ediyoruz, hem dayanımı sağlıyor mu, sağlamıyor mu ona bakıyoruz.

“ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA KALICI KONUTLARIN TEMELLERİNİ ATMAYA BAŞLAYACAĞIZ”

Kalıcı konutlarımızın depremden 15 gün sonra ilk sözleşmeleri imzaladık. Sahada fiilen çalışmalara başladık. 21 Şubat-8 Mart arasında yapımını başlattığımız 27 bin 849 KONUT, 650 köy evi oldu. Hepsinin sözleşmeleri yapıldı, temel kazıları başlatıldı. Önümüzdeki hafta ilk temelleri atmaya başlayacağız. 2 ay içerisinde hedefimiz 309 bin konutun yapımını başlatmak. Toplam ihtiyaç orta hasarı da koyduğumuzda 406 bin 275 konut, 83 bin köy evi mevcut. 650 bin civarını bulacaktır. Enkazların kaldırılma sürecini 2-3 ay içerisinde bitirmeyi planlıyoruz. Sağlam bulduğumuz yerlerde bir master plan hazırlıyoruz. En iyi mimarlarla hatta dünyanın en iyi mimarlarıyla birlikte hazırlıklar yapıyoruz. Her ilimizde farklı master planları var.

TOKİ’leri eleştirirlerdi beton binalar diye. Önceki örneklere bakıldığında yöresel mimariyi ön planda tuttuk. En iyi mimarlarla çalışıyoruz. Şehri, yaşayan bir şehir haline getirecek. 1 yıl içerisinde biz öncelikli rezerv alanlarının tamamlanmasını sonra da şehrin içini yapacağız. GYODER’deki mimar ve mühendis arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Enkaz kaldırma çalışmaları tamamlandıktan sonra tüm illere ziyaretler yaptık. Şehrin ileri gelenleri kimse sanayi , ticaret odasıyla muhtarıyla beklenti nedir, istişare yaptık. Her şey şeffaf.

BAŞKAN ERDOĞAN’DAN DEPREM İZOLATÖRÜ TALİMATI

Devletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde buradaki vatandaşlarımızın omuzundan elini çekmeyecek. Hiçbir sözümüzden geri durmadık. Referansımız geçmişte yaptığımız işler. Her bakanlığımız kurumumuz eşzamanlı çalışmalar yürütüyor. Sayın Cumhurbaşkanımız talimatını verdi. Kamu binalarının deprem izolatörlü yapılması noktasında çalışma yapılıyor. İzolatör depremin etkisini azaltıyor. Hatay’dan yola çıkacak olursak, kültürümüzün yansıması, tarihi binalarımızı merkeze alacağız. Aslına uygun şekilde tarihimizi ayağa kaldıracağız. Yeni deprem yönetmeliğiyle, tüm tedbirleri alarak binalarımızı yerine yapmak istiyoruz. Tarihi binalarımızın etrafına meydanlarımızı, yeşil alanlarımızı koyacağız. Çevresinde uygun alanlarda zemin artı 3 ya da 4 katı geçmeyecek şekilde planlama yapacağız. 1 yıl içerisinde etap etap konut teslimini yapacağız. Hem rezerv hem merkezde başlayacağız. Rezervde inşaatlarımız başlatıldı. Şehir merkezinde enkaz kalkmasına müteakip 1 yıl hedefi koyuyoruz. 1 yılda bitecekler var, 1 yılı aşacaklar var. Büyük çoğunluğu 1 yıl içerisinde kuracağız. 11 ilde aynı anlayışla şehirlerimizi yeniden ayağa kaldıracağız.

“İSTANBUL’DA 695 BİN KONUTUN DÖNÜŞÜMÜ TAMAMLANDI”

Ülkemiz Deprem ülkesi. İstanbul’umuzda bu illerden bir tanesi. 1994’te Cumhurbaşkanımız sosyal KONUT anlayışını başlattı. Tüm Türkiye’ye yaydı. 1 milyon 180 bin sosyal konutun yapımını yaptık, teslim ettik. 3.3 milyon konutun dönüşümünü yaptık. Bunlarla potansiyeli ve anlayışı anlatmaya çalışıyorum. İstanbul’da 39 ilçede 695 bin konutun dönüşümü tamamlandı, 93 bin konutun devam ediyor.

Dünyada eşi benzeri yok, 3.3 milyon konutu yaparak vatandaşlarımızın can ve mal kaybını emniyete aldık. Yapıların yüzde 65’ini güvenli hale getirdik. 2035’e kadar dönüşüme girmemiş alan kalmasın istiyoruz. Cumartesi de Hazine ve Maliye Bakanlığımızla başka destekleri de açıklayacağız. Tespitlerimiz hem zemin, hem yapılardan kaynaklı 1.5 milyon konutun riskli olduğunu söylüyor. 193 bin 649 bina demek oluyor. 500 binini Anadolu yakasındaki rezerv alanında, 500 binini Avrupa yakasında rezerv alanlara, 500 binini de olduğu yere ilave nüfus getirmeden yapacağız. Rezerv alanı tespiti yaptık. Detaylarını sayın Cumhurbaşkanımız önümüzdeki günlerde açıklayacak.

“İNCELEME YAPMADAN BİNA İNŞASI GERÇEKLEŞTİREMİYORUZ”

Örneğin Esenler’deki askeri alanın kuzeyini MSB ile konuştuk ve orası rezerv alanı olacak. Allah göstermesin, herhangi bir afette toplanma alanı olacak, donatıları sunmak zorundasınız. Bu devletin görevidir.  5 yıl içerisinde bu süreci tamamlamak istiyoruz. Mesela Kayaşehir’de bitirdiğimiz dairelerden verdik. Boşalttığımız alana otopark, yeşil alan yaptık. İlave finans desteklerini de Sayın Cumhurbaşkanımız açıklayacak. İstanbul’u tek başına değerlendiremezsiniz. Egemenliği ilgilendiren bir konu bu. İstanbul’u düşünürken Marmara’yı birlikte düşünmek zorundasınız. Sanayi nerede olması gerekiyorsa, mekansal planı ortaya koyacağız. İstanbul’daki sanayiyi güçlendirme adımını atmalıyız. İnceleme yapmadan bina inşası gerçekleştiremiyoruz. Bilim insanlarımız inceliyor, etütler yapılıyor. Denizin üzerine de yapabilirsiniz, tekniğine bağlı. Tedbir alarak çalışmalarımızı büyüteceğiz. Asrın felaketinde ne acılar var. Riskli nereler varsa bu iradeyi ortaya koymak zorundayız. Bunu koyacak bir irade lazım. Koyduk, koymaya devam edeceğiz.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KİRA YARDIMLARI ARTIRILDI

Kira yardımı, kamulaştırma yardımı bu noktada finans ve faiz desteği veriyoruz, vermeye devam edeceğiz. Kira yardımlarını artıracağız. İstanbul’da kentsel dönüşüm projelerinde kira desteğini 3 bin 500 liraya çıkarıyoruz. Ankara’da, Bursa’da, Antalya’da ve İzmir’de 3 bin liraya çıkarıyoruz. Diğer büyükşehirlerde 2 bin 500 liraya, diğer illerde 2 bin liraya çıkarıyoruz. Nisan ayından itibaren yardımları hesaplara yatıracağız.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir